Connect with us

Global

Bitkisel Üretim 2020 Yılında 245.2 milyar TL

Published

on

Bitkisel Üretim 2020 yılında 245.2 milyar TL artış gözlemlendi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılı “Bitkisel Ürün Fiyatları ve Üretim Değeri” bilgilerini aktardı.

Türkiye’de 2020 yılında geçen seneye göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünler üretim değeri yüzde 22,99 artış ile 97,37 milyar TL ve sebzelerin üretim değeri geçen seneye göre yüzde 9,59 artış ile 55,28 milyar TL oldu.

Meyveler, içecek ve baharat bitkilerinin üretim değeri ise yüzde 36.46 yükselerek 92.5 milyar liraya ulaştı.

Böylece 2019 senesinde 197.5 milyar lira olan Türkiye’nin bitkisel üretim değeri, 2020 yılında yüzde 24.1 yükselerek 245.2 milyar lira ulaştı.

Ancak verilere dolar bazında incelendiğinde maalesef TL bazındaki gibi bir yükseliş söz konusu değil. 2019’da 34.8 milyar dolar olan bitkisel üretim değeri, 2020 yılında 34.9 milyar dolar olarak kayıtlara girdi.

Türkiye’nin Tahıl, Bakliyat Ve Yağlı Tohum Fiyatları Yükseldi

TÜİK verilerine göre, buğday fiyatları yıllık bakıldığında yüzde 23.64 artış gözlemlendi.

Mısır fiyatı yüzde 18.12, çeltik fiyatı yüzde 25.72, bira için arpa fiyatı yüzde 16.97 artış gösterirken, diğer arpa fiyatı ise yüzde 19.37 yükseldi. Çavdar fiyatı yüzde 32.3 yükseldi.

2020 yılında geçen seneye göre yükseliş gösteren diğer ürünler ise yüzde 44,31 ile mercimek (kırmızı), yüzde 27,00 ile fasulye (kuru), yeşil mercimek yüzde 29.88, nohut yüzde 12.07 ile fiyatlandı.

Yağlık ayçiçeği fiyatı yüzde 45.27 yükseliş gösterirken, çerezlik ayçiçeği fiyatı yüzde 61.07 yükseldi. Susam fiyatı yüzde 28.93, aspir yüzde 39.78, kolza yüzde 21.54, pamuk tohumu (çiğit) yüzde 43.16 yükseliş gösterdi.

Kütlü pamuk fiyatı yüzde 12.41 çoğalırken, lif pamuk fiyatı yüzde 34.55 yükseliş gösterdi.

Diğer taraftan, geçen seneye göre patates (diğer) yüzde 34,85 ile azalma yaşandı.

Bitkisel Üretim Sebze Fiyatlarında Değişiklik Yaşattı

Sebzelerden domates (sofralık) fiyatında geçen seneye nazaran göre yüzde 4,46 artış yaşandı.

2020 yılında bir önceki yıla göre karpuz fiyatında yüzde 44,76, kavun fiyatında yüzde 34,66, hıyar (sofralık) fiyatında yüzde 9,05 yükselme yaşandı. Buna yanıt olarak geçen seneye göre azalma yaşanan ürünlerde ise yüzde 7,78 ile kuru soğan, yüzde 9.02 ile salçalık biber, yüzde 2.02 ile dolmalık biber, yüzde 18.67 ile maydanoz oldu.

Kuru sarımsak fiyatında ise yüzde 116.23 artış gözlemlendi.

Meyve Fiyatlarında Son Durum

Meyveler, içecek ve baharat bitkilerinden fındık fiyatlarında senelik bazda yüzde 32,35 yükselme oldu.

Meyveler, içecek ve baharat bitkilerinden, 2020 yılında geçen seneye göre yükselme gösteren diğer ürünler sırası ile, yüzde 42,35 ile washington portakal, yüzde 20,11 ile limon, yüzde 18,57 ile starking elma ve yüzde 15,85 ile sofralık çekirdekli üzüm oldu.

Muz fiyatlarında ise yüzde 16.71, kivi fiyatlarında ise yüzde 20.74 oldu.

Sofralık zeytin fiyatında yüzde 8.22 artış yaşanırken, yağlık zeytin fiyatı yüzde 23.67 yükseliş gösterdi.

Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim değerinde yıllık yüzde 36,46 artış yaşandı.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Global

BofA’dan yeni Dolar/TL tahmini

Published

on

By

Bank of America Securities, Türkiye’de para politikasının sıkılaşmasıyla birlikte hem yerli hem de yabancı yatırımcıların daha iyimser hale geldiklerini belirtirken, reel sektörün ekonomide kayda değer bir yavaşlama gördüğünü, bankaların ise dolardan dönüşün başladığını gördüğünü açıkladı.

Türkiye’ye gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından bir rapor daha yayımlayan ve aralarında Zümrüt İmamoğlu’nun da bulunduğu Bofa ekonomist ve stratejistlerinin yayımladıkları
“İlk çeyrek karamsarlığı out, yaz iyimserliği in” başlıklı raporda, “Özel sektör artık ekonomideki yavaşlamayı hissediyor ve parasal duruşun yeterince sıkı olduğu görüşünde” denildi.

BofA, Türk lirası ve Türk lirası cinsi tahvillerde pozisyonlanmanın genele yayılmış halde olduğunu ve TL’deki kalabalık pozisyonlanma ve enflasyondaki ataletin en önemli endişe kaynakları olarak görüldüğünü belirtti. “Yerel seçimlerden bu yana yurtiçi Döviz talebi tersine döndü ve bankalarla yaptığımız görüşmelerde, satış tarafında hem bireysel yatırımcıyı hem de kurumsal şirketleri gördüklerini söylediler” denilen raporda, “TL’nin istikrara kavuşması halinde dolarizasyonun tersine dönmesi eğilimi yaz aylarında da devam edebilir. Yüksek enflasyon seviyesi göz önüne alındığında, sermaye girişleri yavaşladığında TL’de bir miktar nominal değer kaybı olabileceğini bekliyoruz” değerlendirmesi yapıldı.

Continue Reading

Global

Emtialarda yeni rekor

Published

on

By

FED’in bu sene faiz indirimine start vereceğini beklentisi ve İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin helikopter kazasının yarattığı jeopolitik risk ile altın tüm zamanların zirvesine yükseldi.

Asya işlemlerinde ons altın yüzde 1,1’e yükseliş kaydetti ve 2.440 dolar ile yeni rekora ulaştı.

Sydney merkezli ABC Refinary’nde kurumsal piyasalar küresel başkanı olan Nicholas Frappell, İran kaynaklı haber akışlarına dikkat çekerek, “Asya’daki düşük likidite seviyeleri göz önüne alındığında yatırımcılar muhtemelen pozisyonlarını azaltmak konusunda isteksizler” yorumunu yaptı.

Comex vadelileri de cuma günü hedge fonlarının iyimser altın pozisyonlarının üç haftanın zirvesine çıktığını göstermişti. Öte yandan kısıtlı arz beklentisiyle son aylarda yükselen bakır fiyatları da yeni zirvesine ulaştı.

LME vadeli piyasasında bakır yüzde 4,1’e kadar yükseldi ve 11.104,5 dolar ile rekor kırdı.

Comex Borsasında yaşanan açığa satışlar ABD’ye bakır sevkiyatını hızlandırırken Jinrui Futures Analisti Gong Ming’e göre bu durum diğer bölgelerdeki bakır arzını sıkılaştırıyor.

Gong Ming “İhracattaki artışla birlikte Çin bakır piyasasında envanterin azalmasını görebiliriz değerlendirmesini yaptı.

Continue Reading

Global

ECB üyesinden faiz indirimi uyarısı

Published

on

By

Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel haziran ve temmuz aylarında üst üste faiz indirimi yapılması beklentisine karşı uyarıda bulundu.

Nikkei gazetesinde açıklama yapan Schnabel “Mevcut veriye göre temmuzda faiz indirimi gerekli gözükmüyor. Veriyi dikkatlice incelemeliyiz çünkü burada erken gevşeme riski var” dedi.

Schnabel’in destek verdiği haziranda faiz indirimi kararını almasına kesin gözle bakılan ECB’de faizlerin ne kadar hızlı aşağı çekileceği konusu tartışılıyor. Euro Bölgesi enflasyonu yüzde 2’ye doğru çekilmeye başladıysa da ECB üyeleri ücret artışlarının hızlı ilerlemesi ve Orta Doğu gibi jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerinde yarattığı belirsizlikten çekiniyor.

Piyasalarda ise halen bu yıl için her biri çeyrek puanlık üç faiz indirimi fiyatlanıyor. Enflasyon risklerinin yukarı yönlü olduğunu kaydeden Schnabel “Temkinli bir yaklaşım belirlemeliyiz. Eğilimi görmek için kendimize yeterli zaman vermeliyiz. Belirli bir faiz patikası sözü veremeyiz” diye konuştu.

Continue Reading

GLOBAL

Copyright © 2020 Bugun Finans